Erich Fromm Sevme Sanati -

Perhaps Fromm’s most counterintuitive insight is this:

Toplumla, moda ile, geleneklerle bir olmak. Herkes gibi giyinmek, herkes gibi düşünmek. Bu durum modern dünyada yalnızlığı maskeler ama yok etmez.

İnsanlar, sevgiyi bir yetenek olarak geliştirmek yerine, nasıl daha çekici, sevimli ve sevilmeye layık olabileceklerine odaklanırlar. Erkekler için bu genellikle başarı, güç ve para iken; kadınlar için vücut bakımı, şık giyim ve hoş davranışlardır.

İnsanlar sevgiyi öğrenilmesi gereken bir zanaat olarak görmezler çünkü kapitalist tüketim kültürü ilişkileri de birer "meta" haline getirmiştir. Modern insan, pazardaki nesneleri seçer gibi partner seçer; karşılıklı avantajlar ve popüler değerler üzerinden bir "birliktelik sözleşmesi" imzalar. Fromm, bu durumu "birlikte yaşama ortaklığı" (egoisme à deux) olarak adlandırır. Gerçek sevgi ise pasif bir duygu değil, insanın içsel gücünü ortaya koyduğu aktif bir eylemdir. Sevginin Dört Temel Bileşeni erich fromm sevme sanati

Ana bölüm 2 — Sevme Sanatı’nın modern ilişkilere uygulanması (pratik maddeler)

Tüm sevgi türlerinin temelidir. Diğer tüm insanlara karşı duyulan sorumluluk, bakım, saygı ve onları tanıma arzusudur. Eşitlerin sevgisidir.

İki insanın tam bir kaynaşma arzusudur. Genellikle "aşık olma" anının getirdiği yoğun illüzyonla karıştırılır. Olgun erotik sevgi, sadece iki bedenin birleşmesi değil, iki insanın tüm varlıklarıyla birbirine taahhütte bulunmasıdır. Fromm, erotik sevginin sadece bir duygu olmadığını, bir karar ve irade işi olduğunu savunur. Kendini Sevme (Öz Sevgi) sevgiyi bir duygu silsilesi değil

In response, Fromm wrote a slim, explosive volume: The Art of Loving (1956). It was not a sentimental guide to seduction or a collection of love poems. Instead, it delivered a radical, unsettling thesis:

Fromm’a göre sevme sanatında tam anlamıyla ustalaşmak belki de imkânsızdır. Ancak bu sanatı öğrenmeye niyet etmek, insanı insan yapan en asil çabanın ta kendisidir. Sevgi, pasif bir duygu değil; aktif bir eylemdir. Vermektir, almaktan daha çok. Anlamaktır, yargılamaktan daha çok. Bağlanmaktır, saplantıdan daha çok.

Erich Fromm’in 1956 yılında yayımlanan ve günümüzde hâlâ modern psikolojinin en temel eserlerinden biri kabul edilen , sevgiyi bir duygu silsilesi değil, bir yetenek ve emek gerektiren bir disiplin olarak ele alır . Çoğumuz sevgiyi "başına gelinen" bir olay, şanslıysak yakalayacağımız bir piyango gibi görürken; Fromm bize sevgiyi bir piyano çalmak veya tıp eğitimi almak gibi öğrenilmesi gereken bir sanat olarak sunar. şanslıysak yakalayacağımız bir piyango gibi görürken

Bir başkasının ihtiyaçlarına (psikolojik veya fiziksel) yanıt vermeye hazır olma durumu. Saygı (Respect):

Erich Fromm'un (The Art of Loving), yayınlandığı 1956 yılından bu yana psikoloji ve felsefe alanında bir klasik olmayı başarmış, insan doğasına dair temel sorulara cesurca yaklaşan bir başyapıttır.